Dostluk ve sevgi günleri diye anılır bayramlar. Kırgınlıkların unutulduğu, küskünlüklerin bir yana bırakıldığı günler.....
Onun için bayram günlerinde ne olursa olsun belli bir iyimserliğin yayılmasına çalışılır. Tatlı yiyip tatlı konuşmak, anlayışlı olmaya çalışmak, bizim birbirinden güzel bayramlarımıza haz bir üsluptur.
İşte bütün bu iyimserliğin bir arada sergilendiği bu güzel ve coşkuyla dolu bayramlarımızdan biride Nevruzdur.
GEÇMİŞTE
NEVRUZ
İçinde bulunduğumuz Mart ayı, bahar mevsiminin başlangıcı gibi güncel konular hemen aklımıza Nevruzu getirir.
Orta Doğu ve Asyadaki halklarca yeni yılın başlangıcı veya bahar bayramı olarak kutlanan bir gündür. Nevruz Arı Dilleri konuşan halklarca güneşin koç burcuna girdiği gün olarak kabul edilir. Nevruz geceyle gündüzün eşit olduğu 21 Mart günüdür. Eski Türkler bugüne yengi-gün derler.
Orta Asya toplulukları, İranda ortak bir kültür öğesidir. Türklerde bir doğa var oluş, diriliş bayramı olarak nitelendirilir. Nevruz Şia, Sünni, Alevi, Bektaşi, gibi Türk topluluklarında sultan nevruz adıyla bilinir. Kazak, Kırgız Tatarlardan sultan loruz, sultan nevruz olarak adlandırılır. Batı Trakya Türklerinde sultan Mevriz olarak adlandırılan bugün Anadoluda yada Anadolu dışında Mart 9 u olaraktan kutlamaktadır.
Aynı zamanda Nevruz doğrudan doğruya Türk dünyasında Türklerin Ergenekon dan çıktığı gün nevruz günü olarak kabul edilir. 5000 yıldan beri bu gelenek bütün Türk dünyasında bilinir ki, güneşin balık burcundan koç burcuna girdiği gündür. Nevruz tüm Türk dünyasında ve çeşitli kültür ortamlarında biraz farklı bir içeriğe ve anlama sahip olsa bile sonuçta yine yeniliği başlangıcı temsil etmektedir.
IĞDIRDA
NEVRUZ
Bilindiği gibi Nevruz, çeşitli topluluklar tarafından özellikle geniş bir coğrafyaya yayılan Türk halkları arasında Narvız, Yeddilenin, Bahar Bayramı gibi isimlerle anılmaktadır. Nevruz kelime anlamı olarak yeni-gün anlamına gelmektedir.
Nevruz, yeni yılın gelişimini, baharın başlangıcını, toprağın uyanışını simgeleyen bir doğa, varoluş diriliş bayramı olarak kullanılmaktadır. Iğdırda her yıl kutlanan bu gelenek 5000 yıldan beri doğu dünyasında bilinmektedir. Nevruz güneşin Balık burcundan Koç burcuna girdiği gündür. Aynı zamanda nevruz Türklerin Ergenekondan çıktığı gün olarak kabul edilmektedir.
Iğdırda Nevruz ile ilgili inançların temelinde toprağa olan sevgi ve tarımsal iş gücüne karşı duyulan isteğin yanı sıra bolluğa,refaha kavuşmanın sadece alın teriyle sağlanabileceği düşüncesi vardır.
Iğdırda Nevruz kutlama hazırlıkları hemen hemen bir ay önceden başlar ve iki aşamadan meydana gelir.
Birinci aşamada genel çevre temizliği dikkate alınır,bu günler Şubat ayının sonlarına doğru başlar,Mart ayının ikinci haftasına kadar devam eder.Yöre halkı,Nevruzu temiz bir şekilde karşılamak için ev temizliklerine başlar,badana,boya yapılır,bahçelere yeni bir düzen verilir ve bayram için erzak temini yapılır.
Yine bu ayda baharın müjdecisi olan semeniler ekilir.İlk baharın tez gelmesini arzulayan yöremiz insanı bu işi biraz daha hızlandırmak için bakışlarını,duygularını,yeşilliklerle süslemek için semeniler göğertir ve onu sevgi ile besler.Halk arasında bolluk ve bereketin simgesi olan semeniler hakkında pek çok şiirler yazılmıştır.
Semeni al meni
Her yazda sen yada sal meni
Semeni sahla meni
İlde göğerterem senir
Gülüş dolur dodağalara semeni
Bizim eller O huyur bu nağmeni
Sermeni ay sermeni sahla meni
Düzerim dört yanıma nergisi yasemeni
Bu bayramda her il meclisi düzelden
Men el çekmem senin kimi güzelden
Safların bezeyisen ezelden
Yaraşırsan otağlara semeni.
İkinci aşama ise bayram kutlama aşamasıdır.Kutlamalar Martın ilk üç haftası Salıyı Çarşambaya bağlayan geceler yapılır.
Iğdırda Martın ilk Çarşambasına (Yalancı Çerçembe), ikinci Çarşambasına (Doğrucu Çerçembe),üçüncüsüne ise (Ağır Çarşamba) Mart ayının son Çarşambasına demir (eski İran fervinden takvimine göre bu Çarşambaya yılın son Çarşambası ,ahır Çarşamba denirdi).
Mart ayının ilk Çarşambasında cemre Havaya düşer, ikincide suya, üçüncü Çarşambada ise cemre toprağa düşerek tabiat tamamen uyanmış olur. Son Çarşamba genelde Mart ayının 20-21ine yani Nevruz Bayramına denk gelmektedir.
Yöremizde kuşaktan kuşağa aktarılan düşüncelere göre bütün doğa kış uykusundan uyanıp canlandıkça kırlar, tarlalar kısaca bütün bütün tabiat ak giysisini çıkartıp yeşil kıyafetini giymeye başladığı gibi kanı hareketleniyor, ruh hali yükseliyor ekmek, biçmek, dikmek,kurmak yaradanına şükranda bulunma isteği artıyor.Bu güzel bahar günlerinde güzel yemekler tatlılar pişirilir evlerden şenlik sesleri yükselir.
Yöre halkı, özellikle birbirlerine yaptıkları ziyaretlerle kutlarlar.
Bu ziyaretlerde birbirleriyle dargın olan kişiler barışır küçükler büyükleri, sıhhatli olanlar hasta olanları ziyaret ederler.
Yoksul insanlara yetimlere kimsesizlere yardım edilir ve yakın zaman zarfında dünyadan göçen merhumların evlerine toplu ziyaretler yapılarak yas halindeki yakınlarının tesellisine çalışılır,acıları paylaşılarak küçültülür.
Böylece aralarındaki anlaşmazlıklar,sıkıntılar,acılar eski yılda bırakılıp, yeni yıla temiz kalp ,sağlam düşünce, güzel dilekler ve barış niyetleriyle girerler.
Uzak yerlerde olanlar ise,bayram kutlamalarını mümkün olduğunca ailelerinin yanında geçirmeye çalışırlar.Gelenek haline gelen ve Çarşamba akşamları yapılan ,kulak asma mendil, mendil atma(baca baca), yoldan geçenleri ıslatma, kosa kosa çıkartma, fala bakma, ateş yakıp üzerinden atlama, nevruz sofrası kurma gibi kutlamalar yapılır.
Nevruz
bayramı halkımıza büyük bir manevi güç olduğuda yadsınmaz bir gerçektir.Çünkü
bayram ar efesinde son Çarşamba günü, her kez kötü söz orucuna girmiştir.Bu
günde kimse kötü bir söz söylemez, dedikodu yapmaz ve iyi şeylerden bahsedilir.Allah
dergahında samimiyetle dua edilir, hayır duaları, arzular, istekler dile getirilir.Buradaki
amaç; kapıdan, pencereden, perde arkasından, kulak falına çıkan komşuların,
eş, dost ve akrabaların yürek açan sözler, hayır, bereket arzusu ve Allah
kelemi duyması için yapılır.
Buradan anlaşılacağı gibi Iğdırda kutlanan bu bayramda, insanların sadece kendi ailelerini değil, başkalarını da kapsıyor , önemsiyor ve onlarında refahını arzuluyor.Böylece, Nevruzun hem insani, hem de çok soylu bir bayram olduğu ortaya çıkıyor.